USTALIĞIN DİGİTAL DÖNÜŞÜMÜ

Dijital dönüşümün kişisel ve çalışma hayatlarımızda bir devrim şeklinde olup olmayacağı büyük ölçüde ne kadar hazırlıklı olduğumuza bağlı deniyor. Ancak çoğumuz nasıl bir gelecek için hazırlık yapacağımızı bilemediğimizden şikayetçiyiz. Bu sadece dijital hayatın “sonradan görme”leri için değil, “yerli”ler için de geçerli bir sıkıntı. Zira dijital yerlilerin kendilerini doğuştan itibaren içinde buldukları ve böylece alıştıkları ya da daha kolay uyum sağlayacakları varsayılan “dijital dünya” sıkça ve her seferinde öncekiyle ilişkisini kurmakta zorlanacak kadar değişiyor. Her gün bir başka “yeni” var. Her yerli hızla yabancı oluyor.

Sınavda çıkacak sorulara göre şekillenmiş zihin haritamızla okullarda bizim en sık sorduğumuz sorulardan birisini hatırlayın: “İleride ne işime yarayacak bu?”. “İleride nasıl bir hayatın olacağını, neyin işine yarayıp neyin yaramayacağını nereden bilebilirsin ki?” diyenlere gülüp geçtiğimize pişman olmasak bile bir ucundan hak vermemek mümkün değil. Işte adına şimdi dediğimiz geçmiş günlerin geleceği için nasıl bir hiç hazırlanamamışlık hissindeysek, ileride, ve çok da ileride değil, aynı duyguları dijital dönüşüm için yaşamayı nasıl önleyebiliriz?

Bir cevap yazın